
UĞUR: SOSYAL AFET DAHA TEHLİKELİ
SP Alanya İlçe Başkanı Hasan Uğur, Üniversitelerin Yılbaşında sınırsız içki ile verdikleri partileri eleştirerek; "Sosyal afetler doğal afetlerden daha tehlikelidir. Ahlaki çöküntü, içki, kumar, uyuşturucu, boşanma, hırsızlık, güvenliğin ortadan kalkması daha korkutucudur" dedi.
Saadet Partisi Alanya İlçe Başkanı Hasan Uğur yazılı bir açıklama yaparak 2009 yılını değerlendirdi ve vatandaşların Hicri Yılbaşını kutladı. Demirtaş’ta meydana gelen sel baskınından dolayı zarar gören vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileğinde bulunan Uğur, "Tekrarının yaşanmaması için yöneticilerin gerekli tedbirleri almalarını istiyoruz. Demirtaş’ın yukarısına sel baskınını önlemek için baraj yapımının gerekli olduğunu düşünüyoruz. “Alanya’da hissedilen 5,4 büyüklüğündeki deprem korkuttu” diye haberler yazıldı. Doğal afetler insan eliyle olmadığı için sonuçta insanlar sorumlu değildir. Tekniğine uygun yapılar yapmak ve tedbir almak insanın görevidir. Ancak sosyal afetler doğal afetlerden daha tehlikelidir. Ahlaki çöküntü, içki, kumar, uyuşturucu, boşanma, hırsızlık, güvenliğin ortadan kalkması daha korkutucudur. Sessizce hicri yılbaşını geçirdik. 17 Aralık 2009 Muharrem ayının birinci günüydü. Halkımızın tabiriyle Aşure ayındayız. Aşure çorbalarıyla ağzımızı tatlandıracağız, kardeşliğimizi pekiştireceğiz. Halkımızın Hicri Yılbaşını ve Aşure ayını tebrik ediyoruz. Şimdi miladi yılbaşı geliyor. Dileriz 2010 yılı 2009 yılından daha iyi olsun. Ancak televizyon programları, şans oyunları, yılbaşı kutlamaları 2010 yılını kötü başlatıyor. En kıymetli kurumlarımız olan üniversitelerimiz yılbaşı kutlamalarında, en kıymetli varlığımız olan gençlerimizi menülerinde limitsiz yerli içkiyle ağırlıyorlar. Üniversiteler ilim yuvası olmalıdır, sarhoş yuvası değil!" dedi.
İşte Uğur'un dikkat çektiği gerçeğe örnek olacak kareler.
Üniversite Öğrencilerinin alkol bağımlısı haline getirildiklerinin kanıtı.


BASIN AÇIKLAMASININ TAM METNİ
SAADET PARTİSİ ALANYA İLÇE TEŞKİLATI
25 ARALIK 2009 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI
2009 yılı bütçe açığı; 62,8 Milyar TL olmuş. Bütçe açığı demek; iktidar 62,8 Milyar TL zararla 2009 yılını geride bıraktı demektir. Mecliste 2010 yılı bütçesi görüşüldü. Aralık ayının en önemli gündemini bütçe görüşmeleri oluşturmalıydı. İktidar ve muhalefet kozlarını bütçe görüşmelerinde paylaşmalıydı. Ne iktidarın ne de muhalefetin sağlam bir ekonomik görüşleri ve planları olmadığı için tartışmalar geçmişe dönük suçlamalar ve çekişmelerden ileriye gitmedi. Yani “tencere senin dibin kara, senin ki benden kara” deyişi kadar bir tartışma oldu.
Türkiye’de gündem günlük değil saatlik olmaya başladı. Sabahleyin suikast planları gündemi oluştururken, öğleden sonra “kâğıdı yuttu mu yutmadı mı” olayı gündemi oluşturuyor. Patrik; “çarmıha gerildim” diye gündem oluştururken, Sümela Manastırı ibadete açılarak gündem tamamlanıyor. Ayasofya Camii’ni ibadete açmak konusu hiç gündeme gelmiyor. Heybeli Ada Ruhban Okulunun açılması gündem oluştururken, İmam Hatip ve Meslek Liselerinin katsayı eşitsizliği devam ediyor. Eşitsizliği en aza indirdik diyorlar. “Eşkıya dağda Çingene’nin yaz kazancının yüz lirasını almış. Sonra beş lirasını geri vermiş. Çingene ağam Allah seni bu dağdan eksik etmesin diye dua etmiş.” YÖK’ün katsayı eşitlemesi de buna benziyor. Biz YÖK’ün bu kararına dua etmeyiz.
Askerler şehit ediliyor. Subaylar intihar ediyor. Maden işçileri ölüyor. Ölen maden işçilerine yapılacak olan yardımı duyan maden işçisi; “keşke ben de ölseydim de ailem yardım alarak yaşamını sürdürseydi, ben de işsiz kalma korkusundan kurtulsaydım” diyor. İşte 8 yıllık iktidarın başarısı! Bu iktidar halkını ölüme razı etti. Alanya’ya gelince; Kuzey Alanya emlak değerleri düşürülmüş. Bir haksızlığı giderdikleri için yetkililere, Kuzey Alanyalılar adına teşekkür ediyoruz. Heykel çalışmalarını ve heykelle Alanya’nın süslenmesini israf olarak kabul ediyoruz. Taşı yontalım, kesme taştan ev, villa, cami, hastane, sağlık ocağı ve kültür merkezleri yapalım. Gelen yabancılar zevk sahibi olduğumuzu, hayat tarzımızı görsünler. Anakara’da tiftik keçisi heykelleri var. Ancak neredeyse tiftik keçilerinin nesli kesildi. Bizde karakeçili ve sarı keçili Yörükleri vardı, tükendi. Şimdi onları şehrin girişindeki keçi ve çoban heykelleri ile mi hatırlayalım. Doğrusu, köylerimizde hayvancılığı desteklemektir.
Demirtaş’ta meydana gelen sel baskınından dolayı zarar gören vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyoruz. Tekrarının yaşanmaması için yöneticilerin gerekli tedbirleri almalarını istiyoruz. Demirtaş’ın yukarısına sel baskınını önlemek için baraj yapımının gerekli olduğunu düşünüyoruz.
“Alanya’da hissedilen 5,4 büyüklüğündeki deprem korkuttu” diye haberler yazıldı. Doğal afetler insan eliyle olmadığı için sonuçta insanlar sorumlu değildir. Tekniğine uygun yapılar yapmak ve tedbir almak insanın görevidir. Ancak sosyal afetler doğal afetlerden daha tehlikelidir. Ahlaki çöküntü, içki, kumar, uyuşturucu, boşanma, hırsızlık, güvenliğin ortadan kalkması daha korkutucudur.
Sessizce hicri yılbaşını geçirdik. 17 Aralık 2009 Muharrem ayının birinci günüydü. Halkımızın tabiriyle Aşure ayındayız. Aşure çorbalarıyla ağzımızı tatlandıracağız, kardeşliğimizi pekiştireceğiz. Halkımızın Hicri Yılbaşını ve Aşure ayını tebrik ediyoruz. Şimdi miladi yılbaşı geliyor. Dileriz 2010 yılı 2009 yılından daha iyi olsun. Ancak televizyon programları, şans oyunları, yılbaşı kutlamaları 2010 yılını kötü başlatıyor. En kıymetli kurumlarımız olan üniversitelerimiz yılbaşı kutlamalarında, en kıymetli varlığımız olan gençlerimizi menülerinde limitsiz yerli içkiyle ağırlıyorlar. Üniversiteler ilim yuvası olmalıdır, sarhoş yuvası değil!
2010 yılının daha iyi olması, maneviyatçı, yerli, antiemperyalist, özgürlükten, haktan, adaletten ve refahtan yana olan “ Musa gibi gelip, Firavunlaşmayacağım” diyen Saadet lideri, Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’u Başbakanlığa getirmekle mümkün olacaktır.
Hasan Uğur
Saadet Partisi Alanya İlçe Başkanı